Danışan Odaklı Terapi

Danışan Odaklı Terapi, Psikolog, Kadıköy Psikolog, Kadıköy Psikiyatrist, Kadıköy terapi, Anadolu Yakası Terapi, Anadolu Yakası Psikolog, Anadolu Yakası Psikolojik Danışman, Carl Rogers, Birey Odaklı Terapi

Danışan odaklı terapi terapide terapist ve danışan arasında kurulan ilişki olarak tanımlanır. Çoğu terapi ekolü, terapötik değişimin ve rusal ve bedensel iyilik halinin sağlanabilmesi için terapötik ilişkinin kurulmasının gerekli olduğunu kabul eder; ancak terapötik ilişkiyi değerlendirme yönünden farklılık gösterir. Danışan odaklı terapi ekolüne göre, terapötik ilişki terapinin esasını oluşturur. Kalan müdahale yöntemleri, ancak terapötik ilişki olması gerektiği gibi sağlandığında geçerli ve etkili olabilir.

Danışan Odaklı Terapi
Danışan Odaklı Terapi

Terapistin İlişkide Tutumu: Empatik, Saydam ve Kabul Edici Olması

Kadıköy psikolog, kadıköy psikiyatrist, kadıköy terapi, anadolu yakası terapi, anadolu yakası psikolog, anadolu yakası psikolojik danışman, carl rogers, rogers, birey odaklı terapi, en iyi tera
Danışan odaklı terapi teorisi, temel olarak, terapiste terapide varolma biçimi sunar ve bu ekole göre, ancak bu varolma biçimi danışanda pozitif değişimi sağlayabilir. Bu varolma biçimi; terapistin empatik, saydam ve koşulsuz olarak kabul edici olmasını içerir. Terapistin sahip olması gereken bu üç özellik –empatik olma, saydam yani kendi gibi olma ve koşulsuz kabul edici olma-, terapinin esas ve zorunlu koşullarıdır.

danisan-odakli-terapi-

Mevcudiyet

Carl Rogers ileri dönem yazılarında, terapistin sahip olması gereken dördüncü bir koşuldan, mevcudiyetten bahseder. Mevcudiyet koşulu birden fazla anlama sahiptir. Mevcudiyet, esas olarak, terapistin terapide danışanla birlikte mevcut olmasıdır.

Mevcudiyet, ilk anlamıyla, terapistin bütünüyle angaje biçimde terapi ilişkisindeki varlığını tanımlar. Terapist, odaklı bir şekilde, dikkati dağılmadan orada danışanla olmalı ve danışana esas ve zorunlu koşulları sunmalıdır. Ayrıca, mevcudiyet; terapistin danışana duyduğu saygıyı, danışanın kendini gerçekleştirme kapasitesine inancını ve danışanın olumlu yönde değişebileceğine yönelik güvenini ifade eder.

Mevcudiyet, aynı zamanda, terapistin etkililiğine işaret eder; yorumlarını zamanında ve doğru bir şekilde yapması gerekliliğine işaret eder. Rogers’a göre, mevcudiyet, diğer koşullar gibi, terapötik değişim, gelişim ve tedavi için gereklidir.

Kendini Gerçekleştirme

Danışan (birey) odaklı terapi sürecinde terapötik ilişkide koşulsuz şekilde kabul gören danışan, ki ebeveynleri ya da bakıcıları tarafından ancak koşullu olarak kabul edilmiştir, zamanla daha gerçek, daha saydam ve daha kendi gibi olabilir, gerçek benliğine ulaşma yolunda adımlarını atabilir. Danışan, zamanla, gerçek kendiliğinin kabul edilebilir olduğunu gördükçe kendini gerçekleştirme yönünde harekete geçmek ister.

Psikolojik Stresin Azalması

Terapist tarafından empatik şekilde anlaşılan ve bu anlayış kendisine iletilen danışan; duygularına, tutumlarına ve deneyimlerine yönelik farkındalık geliştirir. Terapist, danışana, benliğin bu yeni keşfedilen yönlerini kabul edilebilir ve sevilebilir olarak sunar. Danışan gerçek benliğini kabul ettikçe, kendi deneyimlerine daha çok güvenmeye başlayacaktır. Bu sayede daha saydam, daha otantik ve diğer insanlara empatik anlayış sunabilecek duruma gelecektir. Gerçek benlik ve ideal benlik arasındaki farkın azalmasıyla psikolojik stres azalacaktır.

Danışan Odaklı Terapi--
Danışan Odaklı Terapi–

Danışan Odaklı Terapide Terapötik Yorumlar: Duygular ve Şimdi
Danışan odaklı psikoterapi ekolü, değişimin ana ve zorunlu koşulu olarak belirli bir terapötik ilişki biçimi sunmasının yanında, terapide müdahalelerin nasıl olacağıyla ilgili de çeşitli fikirler verir. Örneğin, terapistin sözlü müdahaleleri, danışanın duygu yaşantılarını ortaya çıkarmaya yönelik olmalıdır, yani olanları değil danışanın duygularını vurgulamayı hedeflemelidir.

Geçmiş ve geleceğe yönelik duygu, düşünce ve tutumlar, danışanın şimdi ne yaşadığına odaklanmasını sağlayarak şimdiye çekilmelidir. Başkalarıyla ilgili anlatılar, kişinin kendine dair anlatıları cesaretlendirilerek benliğe çekilmelidir. Terapist, danışana danışanın duygu yaşantılarını anlayarak iletmeli, açık uçlu sorular sorarak deneyiminin daha iyi anlaşılmasını sağlamalı ve cesaretlendirici ifadelerde bulunmalıdır.

İlgili Diğer Yazılar

Danışan Odaklı (Rogeryen) Terapi Teorisi

Psikoterapi nedir?

Terapinin Faydaları

Psikoterapiye Dair

Psikoterapi Yöntem ve Yaklaşımları
Danışan Odaklı Terapi, Psikolog, Psikoterapist, Terapist, Kadıköy Psikiyatrist, Kadıköy Terapi, Anadolu Yakası Terapi, Anadolu Yakası Psikolog, Anadolu Yakası Psikolojik Danışman, Carl Rogers, Hümanist Terapi

5 YORUMLAR

  1. […] Psikanalitik terapi yöntemleri; içgörü kazandırarak, kişiliğin değişimini hedefler ve uzun süreli psikoterapi yöntemleridir. Bu tür psikoterapi yöntem ve yaklaşımlarında temel hedef hastanın yaşadığı duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilikisel kısır döngüyü aşmaktır. Bilişsel davranışçı terapi yöntemleri; kişinin güncel psikolojik sorunlarına odaklanır, süre olarak daha sınırlı, ve daha çok sorun çözme hedeflidir. Bilişsel davranışçı terapi yöntemleri, başvuranların güncel duygusal, davranışsal ve bilişsel sorunlarını çözmenin yanı sıra bütün yaşamları süresince sorunlarını çözmekte kullanabilecekleri özel bir takım beceriler de öğretmeyi hedefler. Daha fazlası için: Lunar Psikoterapi Websitesi – Psikanalitik ve Bilişsel Davranışçı Ekol Karşılaştırması Hümanistik yaklaşım hakkında daha fazla bilgi için: Hümanistik Terapinin Genel Yaklaşımı Hümanistik Terapide Terapist ve Danışan Arasındaki İlişki […]

Comments are closed.